Konuşma sesi bozukluğu, konuşma sırasında bireyin anlaşılırlığını olumsuz olarak etkileyen ve ifade etmek istediği sözcüklerin dinleyiciye aktarımını zorlaştıran, ünsüz ve bazı durumlarda ünlü seslerin üretimi ve kullanımındaki bir bozukluk olarak tanımlanabilir.
Bazı konuşma seslerinin edinim yaşı geçmesine rağmen hiç üretilememesi ya da bozuk olarak üretilmesi olarak tanımlanabilir.
Örnek: /r/ sesinin hiçbir sözcük pozisyonun da üretilememesi ya da /s/ sesinin bozuk üretilmesi gibi.
Bazı konuşma seslerinin aynı veya farklı sözcük pozisyonlarında yerlerinin karıştırılması, ses silme, hece silme gibi hataların görülmesi ve gelişimsel olarak beklenen düzelme yaşının geçmesine rağmen bu hataların devam etmesi olarak tanımlanabilir.
Örnek: /k/ sesinin ayak sözcüğünde doğru üretirken, kapı sözcüğünde tapı şeklinde söylenmesi gibi.
Çocukluk Çağı Apraksisi konuşma seslerinin üretiminden sorumlu kasların üretim sırasında doğru bir şekilde çalışmasını ve koordinasyonunu sınırlayan ve buna bağlı olarak çocuğun bazı konuşma seslerini üretememesi, ünlü ses hataları, üretebildiği seslerin yerlerini tutarsız bir şekilde karıştırması, konuşurken aşırı efor sarf etmesi, sözcüklerde vurguları doğru yere yapamaması gibi durumlarla kendini gösteren ve çocuğun anlaşılırlığını düşüren bir konuşma sesi bozukluğudur.
Her üç bozukluk türünde de çocuğun anlaşılırlık düzeyi etkilenmekte ve benzer belirtilerle kendini gösterebilmektedir.
Bu nedenle;
Çocuğun yaşı 2 ve konuşma anlaşılırlığı % 50 den az ise,
Çocuğun yaşı 3 ve konuşma anlaşılırlığı % 75 den az ise,
Çocuğun yaşı 4 ve konuşma anlaşılırlığı % 100 den az ise
Çocuk 3 yaşına kadar konuşmuyor ya da sınırlı sözcük sayısına sahipse,
Çocuk ağız, dil, dudak, çene ve yanak kaslarını kontrol etmekte zorlanıyor ve tam olarak kullanamıyorsa,
Salya kontrolünde ve beslenmede problemler yaşıyorsa,
Konuşma ritmi ve sözcüklerinde ki vurgularda hatalar varsa,
Konuşma seslerini taklit etmekte zorlanıyor ise;
Öncelikle ilgili uzmanlar tarafından yapılacak detaylı değerlendirme ile bozukluk türü saptanmalı, altında yatan neden tespit edilmelidir.
Yarık damak dudak, çenedeki kapanma problemleri gibi altında yatan yapısal bir bozukluk varsa önce bu bozukluk düzeltilmeli ve daha sonra zaman kaybetmeden terapiye başlanmalıdır.
Bozukluğun altında herhangi bir yapısal problem yok ise tespit edildiği ilk an terapiye başlanarak konuşma sesi bozukluğuna müdahale edilmelidir.